Böbrek nakli son çare değil ilk çaredir

Böbrek nakli, Böbrek Nakilleri ve Diyaliz Hakkında Bilmeniz Gereken 4 Gerçek …

Böbrek nakli son çare değil ilk çaredir

İster kalp olsun ister akciğer, böbrek veya karaciğer, birçok insan, çalışmayan bir organın tedavisinde nakil yapmanın son çare olduğunu düşünür. Ancak böbrek hastalığı durumunda ise nakil yapma, yeni böbrek alma adayı hastalar için gerçekte ilk tedavi seçeneğidir.

Böbrek nakillerinde bir uzman olan Cleveland Clinic, Nefrolog Dr.Emilio Poggio’a göre “Böbrek nakil son çare değildir; bu bir ilk çaredir”. “Böbrek nakli yapma gereksinimlerini karşılaşan insanlar için bu, en iyi tedavi seçeneğidir.”

Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri’ne göre, Amerika’daki yetişkinlerin 10%’undan fazlası yani yaklaşık 20 milyon insan kronik böbrek hastasıdır. Türkiye’de kayıtlı 66 bin 711 böbrek hastası vardır ve sürekli artışa devam etmektedir. Asıl büyük ve önemli kısım buzdağının altındadır ve 7 milyon 300 bin kişi böbrek hastası olduğunu bilmeden yaşıyor. Böbrek son evreye kadar sinyal vermemektedir. Dr. Poggio’nun söylediğine göre; Amerika’da 600.000 kişi diyalize girmekte ve 100,000 kişi bir böbrek nakli için bekleme listesindedir. Ancak yılda sadece 16,000 nakil yapılmaktadır.

Uzamanlar, halkı dört gerçeği bilmeleri konusunda uyarmaktadırlar;

1. Diyalizin hem artıları hem de eksileri vardır. Cleveland Clinic Hipertansiyon ve Böbrek Ana Bilimi Departmanı Bölüm Başkanı Nefrolog Dr. Robert Heyka şöyle söyledi; ‘ Bazı hastaları diyalize girmeyi ertelerler fakat bunu denediklerinde, a tatlı bir sürpriz ile karşılaşırlar. İnsanlar sıklıkla tedavi oluncaya kadar ne kadar kötü hissetmekte olduklarını fark etmezler. İlk birkaç ay içerisinde, iştahları yerine gelir, kilo alırlar ve daha fazla enerjileri olur.”

Fakat, diyaliz tedavisine harcanan süre kişinin bağımsızlığını ve hayat kalitesini düşürebilmektedir.

2. Nakilin faydaları yan etkilerinden fazladır. Dr. Poggio’ya göre, “Nakil yapmanın eksilerine rağmen, kısa dönem ve uzun dönem sonuçlarının diyalizden çok daha iyi olduğuna dair bol miktarda veri bulunmaktadır. Hayat kaliteleri artar, daha iyi ve daha uzun yaşarlar”.

Gerçekte, dönüm noktası niteliğindeki 1999 yılı çalışması diyalize bağlı olarak nakil bekleyen hastaların sağlık sonuçlarını henüz yeni bir böbreğe kavuşmuş hastalar ile karşılaştırmıştır. Çalışma, nakil hastalarının uzun dönem ölüm oranlarının diyaliz hastalarına göre 48% ile 82% daha düşük olduğunu göstermiştir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl gerçekleştirilen 16,000 böbrek naklinden yüzde 30-40 kadarı yaşayan bağışçılardan gelir. Bu nakillerin başarı şansı, kadavralardan yapılan nakillerin başarı şansından daha yüksektir.

3. Herkes bir nakil alamaz. Dr. Poggio, kimin bir yeni böbrek adayı olduğunu belirlemede birçok faktörü göz önüne almaktadır. Diyabet veya kalp yetmezliği gibi diğer tıbbi durum da bunlardan biridir. Fakat adaylığınız iyileştirmek için yollar mevcuttur.

Dr. Poggio “Sağlıklı ve aktif kalın” demektedir. “Sigara içmek gibi, bir nakli zorlaştırabilecek şartlarınızı yönetin ve tıbbi tedavilerinize uyumlu olarak kalın.”

4. Bakımınız akıllıca seçin. Diyalize bağlı olarak iyi bir yaşam, bakımınız için doğru yeri seçmenize bağlıdır. Sosyal hizmet uzmanları destek sağlamalıdır. Size sağlık koruma hizmeti verenler arasındaki iyi iletişim anahtar bir faktördür. Ve hastalar arasında sosyal etkileşim içeren bir pozitif atmosfer de ayrıca önemlidir.

Eğer böbrek hastalığınız varsa ve mevcut durumda diyalize bağlı iseniz, doktorunuz ile bir böbrek nakli için görüşmeye çekinmeyin. Kişisel durumunuza bağlı olarak, bu size birçok fayda sunabilir.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Yorumlar