Kabakulak Belirtileri, Tedavi Yöntemleri

Kabakulak Belirtileri Dünya genelinde aşısı icat edilmeden önce yaygın bir hastalık olan kabakulak, ne yazık ki üçüncü dünya ülkelerinde hala yaygın görülmektedir. Halk arasında kulak şişmesi olarak bilenen bu hastalık, kulak altı bezesinin şişmesiyle oluşan bir durumdur. Bu beze şişkinliği durumu ağrılı bir sürecin beraberinde gelmektedir.

İnsanlar, çocukluk dönemlerinde bazı ölüm riski teşkil etmeyen hastalıklar geçirmekte, vücut bağışıklık kazanmaktadır. Aile kontrolünde ilaçlar ile en hafif şekillerde atlatılan bu hastalıklar üstüne düşülmediği durumlarda vücutta kalıcı hasarlar bırakabilmekte ve kimi durumlarda ölüm riski teşkil etmektedir.

Kabakulak bulaşıcı mıdır?

Çocukluk döneminde geçirilen kabakulak hastalığı, iki ve yedi yaşları arasında görülmesi muhtemel bir hastalıktır. Bazen çocukluk döneminde kabakulak geçirmeyen bireylerde de görülmesi mümkün olan bir hastalıktır. Bulaşıcı özellik taşıyan kabakulak hastalığı, tükürük bezlerinin zararlı virüsleri üzerinde taşıması ve bu virüslerin tükürük bezlerinde üreyerek kulağın alt tarafında bir şişiklik oluşturmasıyla belirti gösteren bir hastalık türüdür.

Kabakulak nasıl bulaşır?

İlkbahar ve kış mevsimlerinde daha çok görülen bu hastalık; tokalaşma, öpüşme, özel malzemelerin ortak kullanımı, yakın mesafe, hasta ile aynı havayı soluma gibi yollarla kişiden kişiye bulaşmaktadır. Özellikle daha önce bu hastalığı geçirmeyen kişilere bulaşma olasılığı yüksektir.

İnsan hayatında bir kere meydana gelen kabakulak hastalığı, girdiği vücutta bir daha oluşmamaktadır.

Kabakulak belirtileri; 
  • kulak altlarında şişme,
  • boğaz ağrısı,
  • baş ağrısı,
  • iştahsızlık,
  • ishal,
  • bulantı ve kusma,
  • ateşlenme,
  • aşırı yorgunluk,
  • ağız içinde meydana gelen ödemli ve kırmızı şişkinlikler,
  • çiğneme işlemlerinde ağzın ağrıması şeklinde görülmektedir.

Bu belirtiler görülüyorsa eğer, hasta kabakulak başlangıç evrensindedir. Kimi zaman bu belirtiler görülmemekte ve hasta kabakulak hastalığını üstünkörü atlatmaktadır.

Çocuklarda iki hafta gibi bir sürede son bulan kabakulak hastalığı kontrol altında tutulmazsa körlüğe, kısırlığa, menenjite, hamilelik döneminde yaşanırsa düşüklere sebebiyet vermekte, bu yüzden kabakulak hastalığı döneminde ilaç takviyeleri ve doktor tavsiyeleri alınmalıdır.

Kabakulak tedavisi;

İstinasız her insanın hayatında bir kez geçireceği kabakulak hastalığında doktorların önerileri evde yatarak dinlenmektir. Gerekilen durumlarda belirtiler için ağrı kesiciler, ateş düşürücüler verilmektedir. Hastanın çiğneme sorunundan dolayı sıvı gıdaların tüketimi arttırılmaktadır. Hastaya bol su verilerek vücut su dengesi sağlanmaktadır.

Kabakulak hastalığında önemli bir nokta da, hasta olan kişinin yiyecek kapları, odası ve kişisel eşyaları diğer kişilerden farklı olmalıdır. Olmaması durumunda hastalık diğer bireylere de bulaşmaktadır. Doktorun bu önerilerine uyulduğu takdirde hastalık iki veya üç hafta içerisinde atlatılmakta, kişi normal hayatına geri dönmektedir.

Kabakulak aşısı;

Kabakulağın MMR adında bir kabakulak aşısı da bulunmakta ve bu aşı %90 oranında çocukları kabakulaktan korumaktadır. Hiçbir zararı bulunmayan bu aşının, hayati tehlikeye neden olması, çok düşük bir ihtimaldir. Çocuklarda, 1-1.5 yaş arasında ve 4-5 yaşlarında olmak üzere iki kere uygulanmalıdır.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Yorumlar