Kadınların Hassas Noktaları

Kadınların Hassas Noktaları Cinsellik ve Ruhsal Süreçler bayan cinselliği oldukça karmaşıktır ve bu özelliğiyle erkeklerden belirgin şekilde ayrılır.

Kadınların Hassas Noktaları

Kadınlar cinsel ilişkide erkeklere göre aşırı daha çok seçicidirler ve bir erkeği yeterince tanımadan onunla cinsel bir beraberliğe “sıcak bakmazlar”.

Kadınların çoğunun erkeklerden ayrıcalıklı şekilde duygusal anlamda “bir şeyler hissetmeksizin” bir erkekle birlikte olmaya istekli olmayacakları rahatlıkla söylenebilir. meşhur psikanalist..

Karen Horney eserlerinde insanın doğasının temelde sevgi ya da güç arayışı içerisinde olduğunu ve bir insanın davranışlarını yönlendiren en önemli etkenlerden birinin bu arayışını tatmin etmek olduğunu ima etmiştir.

Bu görüşe göre kişilerin bazıları diğerlerinin çıkarlarını sevmesine ciddiyet verirken, diğerleri sevilmekten çok güçlü olmak peşindedirler.

Bu görüşün devamında Horney, kadınların yapısal olarak daha çok fazla sevgi odaklı, erkeklerin ise güç odaklı olduğu görüşünü taşıdığını anlatım etmiştir.

Yani Horney’e göre bayan için bir erkeğin sevgisini kazanmış olmak ön plandayken, bir erkek için ön planda olan kadının onu kuvvetli görmesidir.

Karen Horney sevgi ve güç arayışının cinselliğe de yönlendiğini, kadının cinselliği daha çok aşırı “seviliyor olmanın” bir ifadesi şekilde gördüğünü,

Erkeğin ise cinselliği “güçlü olmanın, kadına sahip olmanın” bir ifadesi şekilde görme eğiliminde olduğunu belirtmiştir.

Cinsel Uyaranlar…

Uyaran, beynimizin şuurlu bölgesinde bize bir duygu yaşatan ve bizi belli bir davranışa yönlendiren bir mesajdır.

Refleks uyaranlar bizi otomatik davranışlara yönlendirirken karmaşık uyaranlar öncelikle bir “his” yaşamamızı sağlar ve daha sonra bizi harekete geçirir.

Beynimiz çok türlü uyaranları algılama yeteneğine sahiptir. bütün uyaranların müşterek ayrıcalığı duyu organlarımız

Vasıtasıyla alınması ve bir kimyasal mesaja dönüştürülerek beynimize aktarılmasıdır.

Gözler, kulaklar, burun, tad alma organlarımız ve cildimizle algıladıklarımız yukarıda anlatılan bir biçimde beynimize ulaştırılır ve bir tepkinin doğmasına neden olur.

Sevdiğimiz birinin görüntüsü ya da sesi bize daha ayrıcalıklı bir his yaşatırken, sevmediğimiz bir tanesini görmek yahut sesini duymak..

Bize yaşattığı menfi duyguyla bizi o kişiden ruhsal ve ya fiziksel olarak uzaklaşma davranışında bulunmaya yönlendirir.

NLP ismi verilen ve son yıllarda giderek yaygınlaşma eğiliminde olan öğretiye göre kişiler duyularında seçici davranmaktadırlar.

Bazı kişiler dokunsal, bazıları işitsel, bazıları ise görsel uyaranlardan daha çok etkilenmekte ve daha çok etkilendikleri uyaran onlarda daha bariz davranış değişikliği oluşturmakta.

Bu görüş cinsel uyaranlara aktarıldığında çıkan netice şudur:

Bazı kişiler dokunulmaktan, bazıları cinsel içerikli konuşmalardan ve seslerden, bazıları ise cinsel içerikli görüntülerden diğer uyaranlara göre..

Daha çok etkilenmekte ve bireyin tercih ettiği uyaran onu cinsel manada daha fazla uyarmaktadır.

Bir örnek vererek bu teori daha iyi anlaşılabilir duruma getirilebilir:

Bir erkek, daha önceden beraber olduğu bir kadını sadece sözleriyle etkileyebilmeyi başarmış, bir öteki kadın ise ona “dokunulmaktan çok hoşlandığını,

fakat sözlerin onu çok etkilemediğini” söylemiştir.

Bu iki kadından ilki duysal yönelimli, ikinci hanım ise dokunsal yönelimli bir kadındır. genel olarak söylemek gerekirse beyler daha aşırı görsel ve işitsel eğilimli, kadınlar ise daha çok dokunsal ve işitsel eğilimlidir.

Kadınlar erkeklerden ayrıcalıklı olarak pornografik yayınları seyretmekten çok zevk almaz, duygusal şekilde “bir şeyler hissettikleri” erkeğin ona temas etmesinden hoşlanırlar.

Kadınların Dokunulmaya Duyarlı Bölgeleri…

Sinir uçlarının diğer bölgelere göre belli bir şekilde sık olması itibarıyla kadınların çoğunda genital bölgenin en duyarlı bölgesi klitoristir ve en güçlü orgazmlar bu bölgenin uyarılmasıyla ortaya çıkar.

Her kadının yapısı diğerine göre farklıdır ve kendini iyi tanıyan bir kadın dokunulduğunda kendisini azami uyaran bölgeyi iyi tanır.

Kadınların çoğunda memeler, meme uçları, dudaklar ve vajina dokunulmaya duyarlı diğer bölgelerdir.

Yine boyun sahasında bazı noktalar, kulak memeleri, bacakların iç yüzeyleri ve karın cildi çoğu hanım için cinsel açıdan yoğun şekilde uyarıcıdır.

Kadınların yoğun olarak işitsel yönelimli olmaları nedeniyle eşleri nedeni ile kulaklarına fısıldanan güzel sözler de kadınları etkiler.

Kadınların dokunulmaya duyarlı bölgelerini belirlemeleri, cinsel ilişkiye hazırlık aşamasının en güzel şekilde yaşanabilmesi ve…

Kadının cinsel ilişkiye mükemmel bir biçimde hazırlanabilmesinin sağlanabilmesi açısından mühim bir şeydir.

Her duyarlı erkeğin eşinin dokunulmaktan hoşlandığı yerleri iyi bilmesi gerekir. Bazı bayanların dokunulmaya….

Duyarlı bölgeleri o kadar “hassastır” ki, kadın bu bölgeye kullanılan bir uyaranla orgazm olabilmektedir.

G Noktası (G Spot)…

G noktası, Graefenberg adlı ilim adamı sebebi ile 1944 yılında tanım edilen ve vajina ön duvarının ortalarında yer piyasa bir bölgedir.

G noktasının varlığı yada orgazmdaki önemi bazı doktorlar sebebi ile reddedilmekte, bazıları ise G noktasını vajinal orgazm oluşumunun merkezi olarak kabul etmektedir.

Kadının Ejakulasyonu (Boşalması)…

Kadında orgazmı sonrasında bazan aynen erkekteki ejakulasyona (boşalmaya) aynı bir sıvı geldiği saptanmış olmakla birlikte…

Bu sıvının gerçekte idrar olduğu ve kadındaki “ejakulasyon” yani “boşalma” şekilde tanım edilen olayın muhtemelen orgazm sırasında idrar kaçağı bulunduğu sonradan anlaşılmıştır.

Gerçekten de hiçbir idrar kaçırma şikayeti olmayan bir kadında kuvvetli bir orgazm sonrasında istemsiz idrar kaçağı olabilmekte.

Bir önceki yazımız olan Seks için en uygun saat başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Yorumlar