Kararsız kadınlar

Kararsız kadınlar Kararsızlıklarıyla bilinen kadınların karar verme mekanizmalarını regl döneminin etkilediğini biliyor muydunuz?

En kötü verilen karar dahi kararsızlık içinde kıvranmaktan iyidir der eskiler. Pek de haksız sayılmazlar. Günlerce gecelerce içimizi kemiren, uyku uyutmayan, beynimizi yiyen o sorular…

Psikolojiye göre karar vermek kısaca bir tanesini seçip diğerlerinden vazgeçmektir. Karar vermek bir hareket oluştursun oluşturmasın bir eylemle sonuçlanır. Duygusal olarak sürüklendiğimiz o karmaşa bizi kendi iç dünyamızda da gezintiye çıkarır.

Toplum içerisindeki konumumuz, aile içindeki durumumuz, yaşadığımız özel ilişkiler verdiğimiz kararlarla şekillenir. Doğru attığımız her adım bize saygınlık kazandırır. Aslında kısaca karar verme mekanizmamızın

işleyişi kadar yer alırız hayatta.

Geçmişi eskilere dayanan kadın erkek ilişkilerinde de kadınların kararsız olan taraf olduğu düşünülür. Kadınların hormonal değişimleri, duygusal yoğunlukları göz önünde bulundurulduğunda bu doğru bir saptama olur. Peki ne oluyor da bir ilişkide erkek kolayca kararlar alırken kadın kararsızlıkla boğuşur.

Kararsız kadın

Bir ilişki sürecinde kadın kararsızlıklarıyla ünlenebiliyor. Zaten zar zor seçtiği karşısında durup gözlerininiçine bakan adam bir de üzerine sormaz mı ‘Akşama sinemaya mı gitsek tiyatroya mı?’ diye. Şimdi sorarım size bu kadın bu soruya nasıl hemen cevap versin?
Şaka bir yana, doğruluk payı yüksek küçücük bir örnek bu sadece. Kadını bu duruma sokan her ay yaşadığı düzenli veya düzensiz hormonal durumlar desek inanır mısınız? Evet regl süreci bir kadının karar mekanizması üzerindeki en büyük etkenlerden biri. Bu yanıt erkeklere saçma gelse de bir kadın iliklerine kadar anlayacaktır bu durumun gerçekliğini.

Peki ne yapmalı da bir karar vermeli

Evet bir duygu karmaşası kıskacında mantıklı kararlar alabilmek çok zor. Elbette sinema veya tiyatroyu tercih etmek insana kötü sonuçlar doğurmayacaktır. Ama hayat bu küçük kararlardan ibaret değil. Dönüm noktalarımız olan kararlar alırken durup bir derin nefes almakta fayda var.

Bir kadın nasıl karar versin

Nasıl versin? Nedir bu işin yolu yordamı? Yapılacak şey hem çok kolay hem de o kıskaçtayken çok zor.

Gerçekten de önce bir derin nefes almalı. Kendinizle baş başa kalın, gözlerinizi kapatın ve derin bir nefes alın.

İçinizi kemirip duran tüm olumsuzlukları bir kenara bırakın. Hayat olumlu düşünmeyi öğrendiğimizde başlar aslında.

Belki klişe ama vereceğiniz kararın olumlu ve olumsuz yanlarını önce beyin süzgecinizden yazılı olarak geçirin.

Ne yaparsan yap, aşk ile yap demişler. Beyinden sonra sıra kalbinizin neyi istediğii dinlemekte. Dönüp ona da bir sorun.

Mümkünse en zor kararlarınızdan önce bir gece bekleyin. Eğer sabah uyandığınızda aynıysa her şey, o zaman verin kararınızı.

Yine de işin içinden çıkamıyorsanız ve gerçekten zor bir kararın eşiğindeyseniz, mutlaka bir uzamana danışın.

Kararsızlık bir kişilik bozukluğu değil. Hep diğer seçenekte aklımızın kalmasında saklı. Bir sır vereyim mi, erkekler de düşünüldüğü kadar kolay karar vermezler aslında. Onlar sadece kadınlar kadar duygularını dışa vurmuyorlardır, hepsi bu.

Nihayetinde burası dünya, biz de dönme dolaptaki aklı bulanan insanlar…

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Yorumlar